Öldük öldük dirildik, 67 dk. Semih’e katlandık, top Emre Aşık ve Servet’e gelince nefesimizi tuttuk, Hamit’in her olumsuz hareketinde “bari sen yapma” dedik…

Her zaman olduğu gibi enteresan bir taç atışı ve arkasından gelen gol tüm morallerimizi bozdu. Gol yedikten kısa bir süre sonra çok korkun bir pozisyon geldi: top cezasahasına doldurulmuş, kaleci ve Servet’i geçmişti kaleye gidiyordu. İşte o an, gol olsa takımın moralini yerin 7 kat altına sokacak ve toplanması mümkün olmayacak golü Mehmet harika çıkardı.

Maçın dönüm noktası tabiki Emre’nin attığı mükemmel gol (topu aldı, adamı geçti ve mükemmel vurdu). Takım toplandı hücum yaptı, pozisyon yoktu :) Kaleyi bulan ilk şut (öncekiler hep adamları kıçına başına değip geri döndü) gol olmuştu. İkinci yarı Nihat’ın güzel golüyle maçı kopardık.

İbrahim Üzülmez ve Hakan Şükür’ü milli takımda görmemek beni çok mutlu etti. Takımda adından bahsedilecek çok oyuncu var, İbrahim’in sakatlığına üzülsek mi sevinsek mi bilemiyorum çünkü yerine giren Gökhan harika oynadı. Haydi Türkiyem bu galibiyet ile eski -çok değil 6-7 yıl öncesi- günlerine geri dön. 

(resim ajanspor.com’dan alınmıştır.)